Doğadan, sanattan ve kadının kendi öz cevherinden ilham alan KNITSS, trikoya çağdaş ve genç bir yorum kazandırırken mevsimlere dair alışkanlıkları da yeniden düşünmeye davet ediyor. Triko kategorisindeki güçlü uzmanlığı ve öncü yaklaşımıyla KNITSS, kategori liderliği iddiasını yalnızca tasarımla değil, bütünsel bir marka anlatısıyla pekiştiriyor. Hafiflik, doğallık ve zamansızlık, markanın bu yeni döneminde yalnızca bir tasarım tercihi değil, sürdürülebilir bir yaşam anlayışının da parçası olarak öne çıkıyor.
Trikoyu yalnızca soğuk havalara ait bir parça olmaktan çıkaran KNITSS, yaz mevsiminde de giyilebilen, nefes alan ve bedeni ve ruhu iyi hissettiren dokularıyla kategorideki ezberleri bozuyor. Her bedene, her mevsime ve her tene uyum sağlayan parçalar, trikonun gündelik yaşama eşlik eden doğal ritmini görünür kılıyor.
KNITSS için triko, artık sadece giyilen bir parça değil, tenin uzantısı gibi hissedilen, saf ve yumuşak bir deneyim. Konforuyla bedendeki varlığını unutturuyor. Bu yaklaşım, modanın çabasız güzelliğini temsil ediyor: gösterişsiz ama güçlü, sade ama derinlikli. Markanın yeni dönem sloganı “Feels Like a second skin”, tam da bu hissi tarif ediyor.
Bu yeni bakış, sürdürülebilirliği yüksek sesle dile getirilen bir iddia olmaktan çıkarıp tasarımın doğal bir parçası haline getiriyor. Seçilen ipliklerden üretim anlayışına uzanan özenli süreç, doğaya duyarlı olduğu kadar uzun ömürlü ve zamansız parçalar yaratmayı amaçlıyor.
KNITSS’in yeni döneminde triko, hikayesi olan, ritmi hissedilen ve yaşamın temposuna uyumlanan bir stil dili sunuyor. Bedene doğal uyum sağlayan formlar, dokunsal zenginlik ve zamansız tasarım anlayışı koleksiyonların temelini oluşturuyor. Ortaya çıkan parçalar, his, konfor ve estetik arasında dengeli bir ilişki kuruyor.
Yeni dönemin ilk anlatısı, trikonun bedene ve ruha uyumunu merkeze alıyor. Hafiflik, sezgisellik ve doğal akış hissi, KNITSS dünyasında trikonun nasıl hissedildiğini tanımlayan temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
Tenin uzantısı gibi hissedilen dokular, kişisel ritimle bütünleşerek trikonun yalnızca giyilen bir parça değil, hissedilen bir deneyim olmasına alan açıyor. Triko, günün her anına eşlik eden, sessiz ama güçlü bir stil dili olarak konumlanıyor.
“Wearing the feeling” yaklaşımı, KNITSS dünyasında giyinmeyi bir eylemden çıkarıp duyusal bir deneyime dönüştürüyor. Triko, bedeni saran bir konfor alanı yaratırken, kadının kendi ritmiyle uyumlanan sezgisel bir ifade biçimi sunuyor.
“Doğal dokular, yalın formlar ve zamansız tasarım anlayışı, KNITSS koleksiyonlarında trikonun yıl boyu yaşamın ritmine eşlik eden bir parça olarak konumlanmasını sağlıyor. Gösterişten uzak ama karakterli bir duruş, markanın stil anlayışını tamamlıyor.